1998 yılında kendi işyerimizde sattığımız telefonlardan birisi ile başladığım cep telefonu macerasının 9 yıllık ömrü boyunca hiç 0(sıfır) bir telefonum olmadı. Neden derseniz, görünen sebep para iken gerçek sebebi istediğim telefonların her daim 2 memur maaşını denk veya civarlarında olmasından kaynaklanıyordu. Eh onları alamayıncada “alo” dememe yetecek ve ufak telefonları tercih etmeye çalıştım her zaman.

Ancak bu yıllık izin münasebeti ile memlekete geldiğimde yiğenlerimin fotoğrafını çekememek ve geçenlerde Erman ile Beykoz’un tepelerinde bir yerde İstanbul’un belkide en güzel manzarasını resmedememek bana “Artık bir telefon alma zamanın geldi” dedirtti.

Ehh işimiz gereği ilk önce internetten araştırma olaylarına girdik. Orta halli ama fonksiyonel bir telefon istiyordum. İlk başlarda Samsung telefonlar zerafetleri ile dikkatimi çekti. Ancak oyuncak görünümlü menüleri ve yüzlerce YTL’ye rağmen işletim sistemi, s60 vb. özelliklerin olmayışı beni bu düşünceden uzaklaştırdı. Kuzenimin önerisi ile Nokia 6300‘ı araştırdım ancak o kadar parayı gözden çıkardıktan sonra biraz daha paraya kıyarak daha iyi bir telefon alabilirim fikrine kapıldım. Çok sürmeden istediğim telefonu bulmuştum.

Nokia 6120 Classic.

2 MP Kamera,Symbian 9.2, S60, MP3, Radyo, 3G vs… bir ton özelliği vardı ve en önemlisi bu özelliklerde diğer telefonlara göre çok daha ince ve zarif bir telefondu(hâla öyle merak etmeyin :) ). Ufak bir piyasa araştırması sonucunda en uygun fiyatın, çok eski bir alışveriş sitesi olan estore‘da olduğuna karar verdim.Ancak internet üzerinden alışverişlerdeki kargo bekleme ve herhangi bir aksilikte ortaya çıkacak yeni kargo sürelerini (özelliklede malatyadayken) göz önünde bulundurarak telefonu almak için evden çıktım. Üniversiteden arkadaşım ve adaşım olan Fatih’in yanına giderek bana 6120 lazım dedim.

“Tabii ki, başımla gözüm üstüne. xxx YTL ama sana xxx-20YTL yaparız onuda 9 taksit yaparız” diyince tamam alayım dedim.
Ancak kartta o an o kadar limit yokmuş.
Üzerimde de limiti açacak kadar nakit yok. Ehh eve git gel parayı yatır gel saat 23-24 olacak. Eh napalım yarına kaldı bizim iş dedik ve çıktık.

Ertesi gün limit işlemlerini hallettik ve telefonu almak için geldik ancak Fatih yok. Başka bir arkadaş var ve Fatihin verdiği fiyatın üzerine 40 YTL ekledi ve inemem dedi(ki bu fiyat estore’un fiyatından 60 YTL fazla, önceki fiyatda 20 YTL fazlaydı ancak onu dikkate almamıştım) bende teşekkür ederek çıktım. Ancak verilen sözün böyle yenilmesi beni doğal olarak sinirlendirdi.

Direk Malatya’nın en büyük telefoncusuna gittim. 6120 varmı dedim var dediler. XXX YTL yaparsanız direk alayım dedim.

-”Tamam abi kartı alalım” dediler

Kartı verdim ancak 10 Dk geçmesine rağmen ne şifre istediler nede telefon verdiler. Ne oluyor diye sorduğumda

-”Şimdi biz size 9 taksit yapacağız ancak bunun için IMEI’si KVK tarafından belirtilmiş makinalardan seçip onların fiyatını XXX YTL’ye tamamlamamız gerekli” dediler.

E hadi onada tamam dedik. Ancak 10 Dk sonra sanki 20 Dk’dır ben onları bekletiyormuşum gibi

-”Abi biz bulamadık sen birazını nakit ver diğerini 9′a bölelim” dediler

Ben ise cevap olarak sadece elimi uzattım. Arkadaş anlaşma olarak algılayıp elini uzatınca

-”Yok ben kartımı alayım” dediğim anda adamın rengi biraz değişti.Aman biraz daha bakalım filan desede ben kartı alıp çıkmakta kararlıydım ve öylede yaptım. O dakikadan sonra tüm Malatya telefoncularını gezdim ve hiç bir yerde yok istediğim telefon, hadi yok bazı telefoncu geçinen arkadaşlarda

-”Abi öyle bir telefon yok, 3110 olmasın o” gibi yorumlarda bulundu.

Tabii en son çare olarak yegane dostum internete ve estore‘a sarıldım. Telefonun altında kocaman “Aynı gün kargo” yazısına güvenerek verdim siparişimi ve ürün kargoya verilince SMS ile uyarılmak istiyorum checkbox’ını memnuniyetle işaretledim. Ancak dün akşam 21:14′ de vermiş olduğum siparişin SMS’i bugün 19 itibariyle gelmediği için Müşteri hizmetlerini aradım. Müşteri hizmetleri temsilcisi bana

-”Beyfendi alışverişiniz banka onayı beklemektedir.XX bankasına gerekli başvuruyu yaptık onlar sizi arayarak satış teyidi alacaklar” dedi.
-”Hanımefendi ben bu kadar telefonla görüştükten sonra nerede kaldı sizin 2 parmak ötedeliğiniz” şeklinde serzenişimi, güvenlik vb. bir kaç bahane ile savuşturduğunu sandı. Bende uzatmadan bir önce bankayı arayarak bu olayın ne kadar doğru olduğunu anlamak istedim ve yemiş olarak telefonu kapattım. Banka telefonu apayrı bir macera. E-ticaret menüsünden istediğim kısıma girince ana menüye dönüyorum. Üçüncü denemeden sonra şifre bölümünü seçtim ve ilk önce XXXX hanıma bu noktada serzenişte bulunup sorunu anlattım ve cevap

-”Beyfendi bu konu ile E-ticaret departmanımız ilgileniyor fakat siz şifre departmanını seçmişsiniz ben sizi ilgili departmana aktarıyorum”

Allah’ım bana sabır ver duaları arasında diğer departmana bağlandım. Güvenlik sorularının ardından satışın onaylandığını öğrendim.Tekrar estore Müşteri Hizmetlerini aradığımda ise saat 20:50 olmasına rağmen, Müşteri Hizmetlerinin 21:00′dan sonra hizmet vermediğini söyleyen bir bant kaydı ile karşılaştım.

Son olarak, bu zamanda da, bundan önceki zamanlarda ve eminimki bundan sonraki zamanlarda da olacağı gibi en güzel alışveriş; nakit yapılan alışveriştir.

Ancak ne olursa olsun o 6120 classic‘i almaya kararlıyım :)

Diğer Yazılar