Edebiyat & Sinema

Anlamsız Anlar

Boş bir günün başlangıcında, anlamsızlık dolu anlar yaşadılar… Anı anlama yükleyemedi hiçbir akıl. Sessiz, derinden, biraz yürek burkan, biraz iç rahatlatan… Kelimelerin askıda kaldığı ve gözlerin buluşamadığı bir ayrılık. Yıllar yılı beklenen son bumuydu diye kararan yürekler, hep boşa çekilmiş kürekler. Artık, aşka ve sevgiye karşı daha ürkekler. Kaçınılmaz bir sondaki iki yabancı gibiydiler. Elleri kenetli ancak varlıkdan beyhude gönülden azade. Ayrımın en başında sırtlarını döndüler birbirlerine ve hayata iki ayrı yoldan iki ayrı kolla tutundular.

Çok şey değişmişti yıllar içinde. Bir kaç sefer daha yaşamışlardı bunu ve artık dejavu olmadığını biliyorlardı. Hep sessiz ve derinden bir iletişim vardı aralarında. Yaşları 33′ü bulmuştu. İki farklı insanla hayat kurmuşlardı. Süliyetleri farklı ancak nerede ise birer kopya bulmuşlardı kendilerine.

Çok nadirde olsa görüşmüşler, hal hatır sorup, bir nefeslik hasret gidermişlerdi. Gönülleri yansada aşk odunlarının hârı ile vazgeçemedikleri gururları hiçbir zaman açtırmadı boğazlarındaki düğümü. Ne adam diyebildi nede kadın; “sensiz yaşam ne kadar anlamsız” diye.

Çengelköydeki o küçük çaybahçesinden başka kimse farketmemişti olanları… More >