Klavye Kırıntıları
İş, Film, Oyun…
Son zamanlarda az çok boş zamanım oluyor ve bende yazı yazmak için can atıyorum!? Aslında yazmak istiyorum ancak blog yazmak gerçekten bir alışkanlık. Neyse gelelim sadete; neler yaptım bu arada. İnanmayacaksınız ama yine iş değiştirdim :S. OOO bu adamda hiçbiryerde barınamıyor demeyin bu seferki değiştirme tamamen idealler yolunda.
Yıllar önce gözümü İstanbul’a diktiğimde hedeflediğim yerlerden biri ile anlaşma sağlayınca iş değişikliği kaçınılmaz oldu. Neresimi burası, Turkline.
Bunun dışında son zamanlarda dizi ve sinemaya baya bir zaman ayırmış durumdayım. İzlediğim ve tavsiye edebileceğim filmleri sadece liste olarak vereceğim.
- Mongol – Cengizhan
- I’m a Legend – Ben bir efsaneyim
- Recep İVEDİK
- 120
- No country for old man – (Sanırım) Yaşlı adama göre şehir yok
Dizilerden ise Hero‘nun tamamını (2 sezon) 2 haftada bitirdim ve şimdi 3. sezonun başlamasını dört gözle bekliyorum.Lost‘a başlamamak için ise kendimi zor tutuyorum ve eğer dvdlerimi getirebilirsem Ozz‘a başlamayı planlıyorum.
Bu hafta başında bilgisayarımı yeniledikten sonra oyun oynamayada imkanım oldu(önceki bilgisayarım 4 senelik olduğundan pek oyuna imkan vermemekteydi). Yeni bilgisayarımın özelliklerini yazıyorum öncelikle. Çünkü bir çok oyun bu ve buna yakın özelliklerdeki bilgisayarlarda oynanabilecek düzeyde.
-Core 2 Duo 2.66Ghz CPU
-512 MB 8800 GT ekran kartı
-3 GB Ram
Oyunlara gelince
*Assasian Creed
*Crysis
son zamanlardaki gözdelerim. Dr. Emin Sönmez’in bilgisayar alımı ve oyun konusundaki TAM desteği için bir daha teşekkür etmek istiyorum.
Enson olarak ise bugün gittiğim TBL 2008 AllStars üzerinde biraz durmak istiyorum. Türkiyede basketbol hala bekletilerimin altında bir ilgiye sahip. O okullarda, üniversitelerde, sahillerde basketbol oynayan gençliğin %1 i bugün Abdi İpekçi’de değildi ve kapasitenin ancak %80′i doluydu.
Hoş ben internetten biletini aldığım (ki bu bilete 26 YTL ödedim ve orada arkadaşıma karaborsadan 5 YTL’ ye aldım aynı biletten) koltuğun önüne bir çarşaf gerilmişti ve normale göre daha iyi bir açıya sahip olduğu için ödediğim 3 kat paranın hiç anlamı olmadı ve maçı yine yan taraftan(futbol tabiri ile yarı kale arkasından izlemek zorunda kaldım). Eğer tüm biletler satılmış olsa maçıda izleyemeyecektim :S.
Anak tüm bunlara rağmen Smaç Yarışmasında White (Fenerbahçe Ülker’den) ‘dan mükemmel smaçlar izledik. Maçın ise son çeyreği çok güzeldi ve maçı yabancı yıldızlar takımı son 2 dakikada kazandı. Pınar Karşıyakadan Hosley ise MVP seçildi. Ancak tüm bunlara rağmen Türk Yıldızlardaki Sinan GÜLER beni resmen mest etti. Solak, çok düzgün bir bileği var ve inanılmaz derecede atletik bir oyuncu. İnşallah seneye Fenerbahçe Ülkerde görebiliriz ![]()
Maç sonunda ise değerli arkadaşım Onur ile (her ne akla hizmetse) Zeytinburnu’ndan Eminönüne kadar yürüdük ve İstanbul’daki ilk Balık&Ekmeğimi yedim(ki bunca zamandır yemediğime çok sevindim bir dahada zor yerim sanırım).
Diğer Yazılar
| Print article | This entry was posted by admin on 07/04/2008 at 11:33 pm, and is filed under Günlük. Follow any responses to this post through RSS 2.0. You can leave a response or trackback from your own site. |
-
rumeysa gök
